5. Sınıf UNIT 3 GAMES AND HOBBIES Konu Anlatımı

Bu ünitede yapmayı sevdiğimiz oyunlar ve hobilerimizden bahsedeceğiz. Hatırlayacağınız üzere 2. ünitede sevdiğimiz ve sevmediğimiz şeyleri ifade etmeyi öğrenmiştik. Bu ünitede de yine yapmayı sevdiğimiz işlerden hobilerden ve oynamayı sevdiğimiz oyunlardan bahsedeceğiz.

Bilmemiz gereken bazı önemli kelimeler:

Climb mountains Dağa tırmanmak

Collecting stamps Pul koleksiyonu yapmak

Do puzzles Bulmaca çözmek

Computer games Bilgisayar oyunları

Do roller skating Paten sporu yapmak

Play checkers Dama oynamakPlay

Chinese whisper Kulaktan kulağa oynamak

Play dodgeball Yakan top oynamak

Play hopscotch Sek sek oynamak

Play marbles Misket oynamak

Play table tennis Masa tenisi oynamak

Play tic tac toe S O S oyunu oynamak

Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz ve benzer cümleleride siz kurunuz:

I like playing dodge ball but I dont like doing puzzles. (Ben yakan top oynamayı severim ama yapboz yapmayı sevmem.)

I love doing origami, but I don’t like skating. (Ben origami yapmayı severim ama paten yapmayı sevmem.)

Ayşe likes doing roller Skating. (Ayşe Paten sporu yapmayı sever.)

Murat loves Collecting stamps but he doesn’t like playing marbles. (Murat pul kolleksyonu yapmayı sever ama o bilye oynamayı sevmez.)

Bir kişiye sevdiği bir hobisini sorarken:

Do you like playing table tennis? Masa tenisi oynamayı sever misin?

Does Mert like drawing pictures? (Mert resim çizmeyi sever mi? )

Rick dislikes sculpting but he loves swimming. (Rick heykeltraşlığı sevmez ama o yüzmeyi sever.)

what is your favourite activity? Senin en sevdiğin aktivite nedir?

Skipping rope is my favourite activity. En sevdiğim aktivite ip atlama.

Bu konu ile eksiğiniz olduğunu düşünüyorsanız 2. ünitede yazmış olduğunuz Likes / Dislikes konusuna tekrar çalışınız.

Can / Can’t

Konumuz hobiler olunca yapabildiğimiz şeylerden bahsederken İnggilizcede “can” , yapamadığımız şeylerden bahsederken “can’t” kullanılır. Örnekleri inceleyiniz:

Mesut can play hopscoth but he can’t swim fast. (Mesut sek sek oynayabilir ama o hızlı yüzemez)

Can you climb mountains? (Sen dağa tırmanabilir misin?) Yes I can //No I can’t.

Can you do puzzles? (Sen yapboz yapablir misin?)

Yes I can solve puzzles.

No I can’t solve puzzles.

Can you swim? Sen yüzebilir misin?

Yes I can / No I can’t.

Good at / Bad at:

İngilizcede bir konuda iyi olduğumuzdan bahsederken “good at” , bir konuda kötü olduğumuzdan bahsederken “bad at” kullanılır.

I am good at doing roller skating. Paten kaymada iyiyim.

I am bad at playing checkers. Dama oynamada kötüyüm.

Soru sorarken aşağıdaki şekilde kullanılır.

Are you good at playing tic tac toe? S O S oynamada iyimisin?

Yes I am good at playing Tic tac toe. Evet S O S oynamada iyiyim.

No I am bad at playing tic tac toe. Hayır tic tac toe oynamada kötüyüm.

20 / 100

You may also like...

4 Responses

Bir cevap yazın