8. SINIF 1. UNITE FRIENDSHIP KONU ANLATIMI

MASTERMIND UPSWING KONU ACIKLAMASI


UNIT 1
We are going to learn, accepting and refusing., apologizing. giving explanations/ reasons. making simple inquires.

MAKING AN INVITATION /MAKING SUGGESTION (DAVET VE ÖNERİ CÜMLELERİ)

WOULD LIKE:

Bu ifade İngilizcede resmi ve nezaket gösteren konuşmalarda kullanılır. Anlamı cümlede kulanıldığı şekilde ricada bulunmak, birini biryere davet etmek, ya da teklif cümlelerinde kullanılır. Diğer yardımcı fiiller gibi “would like” ifadesi de kısaltılabilir. Kısaltılmış şekli ‘d like şeklindedir.

I’d like a glass of orange juice please.

Cümle kurarken “would like ” yapısından sonra bir fiil ya da isim gelebilir. Eğer bir fiil kullanılıyorsa fiilimiz yalın kullanılır ve fiilden önce “to” kullanılır örnekleri inceleyelim.

I’d like to make a sadwich.( Ben bir sandviç yapmak istiyorum. )

I’d like a sandwich. (Ben bir sandwich istiyorum.)

They would like to watch animation movie. (Onlar animasyon filmi izlemek ister.)

Birine öneri ya da teklif sunarken yani soru cümleleri aşağıdaki gibidir.

Would you like to visit the museum with us? (Bizimle müzeyi ziyaret etmek ister misin?)

Yapılan bir öneriyi kabul ya da reddederken:

Would you like to  play football with us next weekend? (Önümüzdeki hafta sonu bizimle futbol oynamak ister misin?)

    a. Yes, thanks. I’d like to.

b. No, I’m sorry. I’d like to, but I can’t.

Aşağıdaki sorulara cevap veriniz.

1.Would you like to drink a cup of tea now?

……………………………………………………………………………

2.Would you like to get a good  job?

……………………………………………………………………………

   3.Would you like to travel all around the world?

……………………………………………………………………………

   4.Would you  like to go to the cinema  with me?

……………………………………………………………………………

   5.Would you like to have  a new Mercedes?

……………………………………………………………………………

LET’S……………..

‘Let’s….’ yapısı önerilerde kullanılır. Bu yapıdan sonra fiilin 1. hali yazılır. Türkçeye “hadi” olarak çevrilir.

A: Let’s  go to  the cinema this evening. (Bu akşam sinemaya gidelim.)

B: No, let’s not go to the cinema. Let’s  go to the theatre. (Hayır, sinemaya gitmeyelim. Tiyatroya gidelim.)

Suggestion: Shall we watch TV? (TV izleyelim mi?)

                            Yes, let’s.

SHALL I/WE . . . . . ?

‘Shall’ yapısı önerilerde kullanılır, ‘I ve we’ özneleriyle birlikte kullanılır. Shall soru cümlesi kurarken kullanılır ve peşinden gelen fiil yalın olarak kullanılır.

Shall we play basketball? (Basketbol oynayalım mı?)
Shall we go toMersin for holiday? (Tatil için Mersin’e gidelim mi?)

HOW ABOUT……..
WHAT ABOUT……
.. ‘ne dersin?’ anlamına gelir
Bu yapıları önerilerde bulunurken kullanırız. Bu yapılardan sonra gelen fiile –ing takısı getirilir.

What about playing football ? (Futbol oynamaya ne dersiniz/dersin?)
How about walking to park today? (Parka yürüyerek gitmeye ne dersin?)

WHY DON’T YOU………….?
Bu yapı tavsiyelerde kullanılır.Bu yapıdan sonra fiilin 1. hali gelir.

Examples: Why don’t you join a team. (Neden bir takıma katılmıyorsun?)
Why don’t you go to the doctor? (Neden doktora gitmiyorsun?)

Accepting suggestions (önerileri kabul etme)

➢ That’s a good idea. (İyi fikir)
➢ I can’t refuse your invitation/offer. (Davetini/teklifini reddedemem.)
➢ I’d be very happy to. (Çok mutlu olurum.)
➢ That sounds like fun. (Kulağa eğlenceli geliyor.)
➢ OK. It’s fine with me. (Tamam. Bana uyar.)
➢ Awesome! (Harika!)
➢ Sure. What time is it?(Tabi ki. Ne zaman?)
➢ Of course. Where is it? (Tabi ki. Nerede?)
➢ Why not? That would be very nice. (Neden olmasın?Bu çok iyi olur.)
➢ OK/ All right (Tamam/Peki)
➢ That sounds great! (Kulağa harika geliyor.)
➢ Sure=Of course (Tabi ki)
➢ Yes, sure.Thanks for inviting me. (Evet, tabi ki. Beni davet ettiğin için teşekkürler.)
➢ Yes, I’d like to/ I’d love to ( Evet, çok isterim.)
➢ That would be great! (Harika olur.)
➢ Sure.I’ll definitely be there. (Tabiki,kesinlikle orda olacam.)

Refusing suggestions (önerileri reddetme)
➢ Sounds good but I can’t. (Kulağa hoş geliyor ama yapamam.)
➢ I’m awfully/terribly sorry Korkunç şekilde üzgünüm ama Başka planlarım var.)
➢ Unfortunately, I can’t….(Ne yazık ki…..yapamam)
➢ Thanks for asking, but I’m afraid I’m can’t (Sorduğun için teşekkürler, fakat korkarım gelemem.)
➢ It is not possible. Sorry.(Mümkün değil. Üzgünüm)
➢ I am sorry but I don’t think I can (Üzgünüm ama gelebileceğimi sanmıyorum.)
➢ I am afraid I can’t accept your invitation. (Korkarım ki teklifini kabul edemeyeceğim)
➢ No, thanks! (Hayır, teşekkürler.)
➢ I’m sorry but I can’t (Üzgünüm ama yapamam.)
➢ I’d love to, but I can’t. (İsterdim, ama gelemem)
➢ I’m afraid I can’t. (Korkarım yapamam.)
➢ I can’t accept your invitation/offer. (davetini/teklifini kabul edemem.)


Making an excuse / Giving a reason
➢ I am so busy on that day. (O gün çok meşgulüm.)
➢ I am sorry I can’t because I must go home early. (Eve erken gitmeliyim.)
➢ I’d love to come with you, but I can’t because I must study form y exams. (Sizinle gelmek isterdim ama gelemem çünkü sınavlarıma çalışmak zorundayım.)
➢ I am afraid I can’t. We will visit our grandparents. (Üzgünüm gelemem. Büyük ailemizi ziyaret edeceğiz.)

61 / 100

You may also like...

Bir cevap yazın