8. Sınıf UNIT 4 ON THE PHONE KONU ANLATIMI

Bu ünitede telefon konuşmalarını anlama telefon konuşmasına karşılık verme, ve bu süreçte kullanacağımız belli başlı ifadeleri konu alacağız. 4. ünite on the phone konu özetini pdf şeklinde bilgisayara indirmek için TIKLAYINIZ

ON THE PHONE KONU ANLATIMI

Hello! Merhaba!
This is … calling, Ben (arayan)………….
is … in? …….. İçerde mi?
May I speak to …Konuşabilir miyim …?
Is … there? Var mı?
Hang on a minute; Bir dakika bekle;
I’ll get him/ her. (telefonu ) Ona vereceğim.
Can you hold on a moment, please?Bir dakika bekler misin lütfen?
 I’m afraid he is not available at the moment.   Korkarım şu anda müsait değil.
He has gone out. Would you like to leave a message? Dışarı çıktı. Bir mesaj bırakmak ister misiniz?
It’s a bad line. Could you speak louder, please?Hat çekmiyor. Daha yüksek sesle konuşabilir misin lütfen?
Don’t hang up the phone, pleaseTelefonu kapatma lütfen

Telefon görüşmeleri sırasında bir kişi diğerine bir öneri ya da teklif sunarsa o teklif ya da öneriye verilecek cümleleri aşağıdaki gibidir.

Stating decisions taken at the time of speaking Konuşma sırasında alınan kararların belirtilmesi
I’ll talk to you soon. Seninle yakında konuşacağım.
I’ll see you at the café tomorrow, then. O zaman yarın kafede görüşürüz.
We’ll meet next Saturday, then. Önümüzdeki cumartesi buluşuruz o zaman.
I’m sorry to hear that. Bunu duyduğuma üzüldüm.
We’ll meet up later, then. O zaman sonra buluşuruz.
I’ll get back to you in an hour. Bir saat sonra sana döneceğim.

Karşıdaki kişiyi arayan kişi kendini tanıtırken “I’m” yerine “This is” kullanılır.

Hello, this is Göktuğ. (Merhaba ben Göktuğ)

Telefonu açan kişi kendini tanıtırken aşağıfaki ifadeyi kullanırız:

Hello, İbrahim speaking. ( Merhaba ben İbrahim.)

Telefonu açan kişiye başka biriyle konuşmak istediğimizi söylerken kullanabileceğimiz ifadeler aşağıdaki gibidir.

Is İkbal there? (İkbal orada mı?)

Is Selcen in? ( Selcen orada mı?)

May speak to……..? (…… ile konuşabilir miyim?)

Can I speak to……..? (…… ile konuşabilir miyim?)

Could I talk to……..? (…… ile konuşabilir miyim?)

Karşıdaki kişi sizin istediğiniz kişiyi telefona çağırırken kullanabileceği yapılar:

I’ll get him/her: Telefonu ona veriyorum.

Hang on a moment: Bir saniye lütfen.

Can you hold on a moment please: Bir saniye beklermisin lütfen

Please hold on and I’ll put you through to him / her. (Lütfen hatta kalın sizi ona bağlıyorum.)

Karşıdaki kişi olumsuz cevap veriyorsa yani aradığımız kişi ulaşılamıyor ise aşağıdaki ifadeler kullanılır:

I’m afraid he is not available at the moment. (Üzgünüm şuan müsait değil.)

I’m sorry she/he has gone out. (Üzgünüm o dışarı gitti.)

I’ sorry he /she is busy, who is calling? üzgünüm o şuamad meşgul kim arıyor?

Could I take your name and number? Adınızı ve numaranızı alabilir miyim?

I’ sorry he /she is busy, can you call again later? Üzgünüm o şimdi meşgul . Sonra tekrar arayabilir misiniz?

Would you like to leave a message? Ona mesaj bırakmak istermisiniz?

I am sorry He is not here at the moment. Üzgünüm o şimdi burada değil.

I am sorry he is not in. Üzgünüm burada yok.

Karşıdaki kişi aradığımız kişinin yerinde olmadığını söyledikten sonra daha sonra tekrar görüşme yapmak için şu ifadeler kullanılır:

I’ll call back later. Ben daha sonra tekrar arayacağım.

Could you please ask her/him to call me? Ona beni aramasını söyleyebilirmisiniz?

Bunların dışında bazı sorularda karşıdakinin sözlerini duyamadığınızda aşağıdaki ifadeler kullanılır.

I can’t hear you It is a bad line. sizi duyamadım hat kötü.

Can you say that again please. Tekrar söyler misin lütfen?

Could you repeat that please? Bunu tekrar söyler misini lütfen?

Kitapta karşıdaki kişinin hislerine ortak olduğunuzu gösteren bazı ifadeler var:

I am sorry to hear that. (Bunu duyduğuma üzüldüm.)

I hope you feel better soon. (Umarım yakında daha iyi hissedersin.)

That’s so bad. (Bu çok kötü)

That’s terrible. (Bu çok kötü.)

Future Tense(Gelecek Zaman)

İngilizcede Gelecek zamandan bahsederken iki farklı yapı kullanılır.

WILL

Konuşma anında alınan kararlarımızdan bahsederken “will” kalıbını kullanabiliriz.

I’ll join you. Ben size katılırım.

I’ll call you. Ben sizi arayacağım.

I am at home. I’ll eat something. Ben evdeyim birşeyler yiyeceğim.

BE GOING TO

Eğer geleceğe ait planlı bir işten bahsedeceksek genellkile be going to ifadesini kullanırız.

Are you going to do anything on Monday? Pazartesi bir şey yapacak mısın?

What are you going to do at weekend? Hafta sonu ne yapacaksın?

FUTURE TENSE KONU ANLATIMI

İngilizcede gelecek zamanı iki farklı yardımcı fiil ile veririz. Bunlar “will” ve “be going to “ yapılarıdır. İngilizcede gelecekle alakalı o anda ortaya çıkan kararlarda yani anlık şekilde gelişen olayları ifade etmek için “will” kullanılır. Diğer yapımız olan “be going to “ ise daha çok gelecekteki planlı ifadelerde kullanılır. Biz bu ünitede “will” yapısı üzerinde yoğunlaşacağız.

İngilizce de tüm özneler ile “will” ve fiilin yalın hali kullanılır. İngilizcede en kolay konulardan biridir.

Will ifadesi ‘ll şeklinde kısaltılabilir.

Aşaağıdaki örnek konuşmayı inceleyerek “will” ifadesini anlamaya çalışınız.

Hi, Gökçe. What’s up? (Merhaba Gökçe. Naber?)

I’m fine, thanks. (İyiyim, teşekkürler.

Will we meet at the cinema at 3.15 p.m. today? (Bugün saat 15: 15’te sinemada buluşacakmıyız)

I’m sorry, I can’t hear you well. (Üzgünüm seni iyi duyamıyorum.)

It’s a bad line. Could you repeat  that please? (Bu kötü bir hat. Tekrar eder misin

Bu lütfen?)

Will we meet at the cinema at 3.15 p.m. today? (Bugün saat 15: 15’te sinemada buluşacakmıyız)

Sure. I’ll be there on time. (Elbette. Tam zamanında orada olacağım)

Yukardaki örnekte de görüldüğü gibi konuşma anında geçen anlık ifadelerde “will” kullanıldı.

Simple future tense olumlu cümleler

I will study French (Ben Fransızca çalışacağım)

They will g oto the theatre (Tiyatroya gidecekler)

 You will study now (Sen şimdi çalışacaksın)

Simple future tense olumsuz cümleler

Gelecek zamanda olumsuz cümleler will not ya da won’t olumsuzluk eki kullanılarak yapılır.

I won’t read a book (Ben kitap okumayacağım.)

We won’t meet at home (Biz evde buluşmayacağız.)

He won’t eat meat (o et yemeycek)

Simple future tense soru cümleleri

İngilizce cümleler yardımcı fiilimiz olan will ya da won’t cümle başına getirilerek soru cümlesi haline gelir.

Will you help your mom? (Annene yardım edecek misin?)

Will they stay at a hotel? (Onlar otelde kalacaklar mı?)

Will she wash the car? (O arabayı yıkayacak mı?)

Simple future tenste going to kullanımı

To be going to ifadesi planlı gelecek zamanlı cümleler kurarken kullanılır . aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

We are going to meet in front of cinema at three oclock. (Biz yarın saat 3 te sinemanın önünde buluşacağız.)

I’m going to visit my uncle this weekend. (Bu hafta sonu amcamı ziyaret etmeye gideceğim.)

4. ünite on the phone Konu özeti PDF indir

8.SINIF 4. ÜNİTE ON THE PHONE KONU ÖZETİ PDF İNDİR admin
8.SINIF 4. ÜNİTE ON THE PHONE KONU ÖZETİ PDF İNDİRMEK İÇİN "DOWNLOAD" BUTONUNA TIKLAYINIZ ...
Dosya Boyutu0.00 KB
İndirilme Sayısı22 times
Son GüncellemeMayıs 6, 2021
Download

You may also like...

Bir cevap yazın